DOĞA VE TARİHİ BERABER HİSSETMEK: KAPIDAĞ YARIMADASI VE KARACABEY LONGOZU 11-12.4.2026

Adını hep duyduğumuz ama bir türlü gidemediğimiz iki cennet köşesini programımıza aldık. Karacabey Longozu ve Kapıdağ yarımadası yalnızca bir doğa gezisi değil, aynı zamanda tarih ve ruhaniyetle temas edilen bir yolculuk olacak. Yürüyüş, fotoğraf ve kültürel keşif sevenler için sakin ama derinlikli bir duraktır. 
TARİH: 11-12 NİSAN 2026 
İÇERİK: DOĞA YÜRÜYÜŞÜ 
MESAFE VE ZORLUK : 1. GÜN KOLAY 8-12 KM  
                                   2. GÜN ORTA SEVİYE 14 KM 
KONAKLAMA: ODA (BANDIRMA) 
FAALİYET ÜCRETİ: 7500TL (*) 
(*) Rehber ve free katılımcılar hariç sayımız 18 ve altında olursa ücrete 1000TL ilave olur. 
ÜCRETE DAHİL HUSUSLAR: İstanbul İncirli’de başlayıp yine burada biten tüm transferler, köprü geçiş ücretleri, iki kişilik odalarda kişi başı kahvaltı dahil konaklama, seyahat sigortası, yürüyüş rehberliği hizmeti. 
ÜCRET DIŞI HUSUSLAR: Belirtilmeyen öğünler, kişisel harcamalarınız, ören yerleri giriş ücretleri, tekne gezisi ücreti  
SİNGLE KONAKLAMA FARKI 400TL DİR. 
FAALİYET KOORDİNATÖRÜ: Argun Baydan 
PROGRAM: 
Aracımız 11 Nisan sabahı aracımız incirliden hareket ederek duraklardan misafirleri toplayarak yola devam edecektir. Körfez geçişi köprüden olacaktır ve uygun bir yerde kahvaltı ve ihtiyaç molası vereceğiz (Büyük ihtimal otoyol üzerindeki tesislerde) 
İlk durağımız Karacabey longozu olacak. Baharın en yeşil ve sulu halinde kuşları ve doğayı gözlemleme şansın sahip olacağız. Bunu hem bir sandal gezisi ile ( ekstra 125 TL 30 dakika) hem de yürüyerek yapacağız. (5-10 km) Öğlen atıştırmamızı da bu arada yanımızda getirdiklerimizle halledeceğiz. Parkur bitimi Bandırma merkezdeki otelimize geçeceğiz. Akşam yemeğinde herkes serbest olmakla beraber, ortak bir programda yapabiliriz. 
12 Nisan sabah kahvaltımızı otelde alıp, eşyalarımızı da toplayıp Kapıdağ yarımadasına, Yukarı Yapıcı köyüne doğru yola çıkıyoruz. Panoramik manzarası ile ünlü olan bu köyden başlayacak parkurumuz Dağ, orman Marmara denizi manzaraları ile tarih ve ruhaniyetle temas edilen bir yolculuk olacaktır. Yürüyüş, fotoğraf ve kültürel keşif sevenler için sakin ama derinlikli bir yolculuktur. Kirazlı manaştırı , çeşmeler, şırırl şırıl akan dereler, Marmara bölgesinde çok nadir rastlanan ulu ağaçlar bizlere şahane görseler sunacaktır. 
Parkur bitimi dönüş yoluna geçiyor ve elbette çay ve yemek molasını ihmal etmiyoruz. 

Evet dostlar program böyle Hoşunuza gitti ise ve imkanlarınız müsait ise bekleriz. KATILMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK uygulamamızı indirip uygulamaya kaydolmalı, daha sonra da uygulamadaki etkinlikler menüsünden bu etkinliğe katılım başvurusunda bulunmalısınız. 

ÖNEMLİ: Her katılımcı YİNE BURAYA TIKLAYARAK   bilgilendirmeyi okumalı ve hususları göze alarak katılım yapmalıdır.

ETKİNLİĞİMİZ 12 KİŞİ OLDUĞUMUZDA KESİNLEŞECEKTİR  

ÖDEMELER İSTENDİĞİNDE ACENTE HESABINA VEYA ACENTE YETKİLİSİNE YAPILMALIDIR  

UGO TURİZM İNŞ GIDA TİC LTD.ŞTİ.  
ŞİRİNEVLER MAH MAHMUT BEY CAD. MERİÇ SOK NO 27/1 BAHÇELİEVLER- İSTANBUL TEL:05065154166  
HESAP BİLGİLERİ : TEB UGO TURİZM İNŞAAT GIDA SAN.LTD.ŞTİ TR960003200000000070083603 NOT: TAHMİNİ FİYATLARI KOYMAKLA BERABER ÖNGÖRÜMÜZÜ AŞAN FİYAT DEĞİŞİKLİKLERİNİ ETKİNLİK ÜCRETİNE YANSITMA HAKKIMIZ SAKLIDIR 

************************************************************************* 

Karacabey Longozu İlkbahar, Karacabey Longoz Ormanlarının en güzel dönemidir. Karacabey Longozu Türkiye’ de bulunan 3 büyük longoz içerisinde en büyüğüdür. Karacabey longozu içerisinde 250 civarı kuş türü yaşamaktadır. Susurluk ırmağının denize dökülmesi ile biten yolculukta denize dökülmeden önceki son düzlükte denizin dalgalarının ve akarsuyun oluşturduğu kum seti nehrin denize dökülmesini engeller, denize dökülemeyen su yayılır ve Kocaçay Deltası ile Karacabey Longozunu oluşturur. Diğer adı ile su basar ormanı da denmekte. Karacabey longozunda ak pelikan, kara leylek, flamingo ve kuğu gibi nesli tehlike altına girebilecek türlerin de bulunduğu 12 kuş türü deltada ürüyor. Kumlu yolları, büyük sazlıkları, heybetli ağaçları, yer yer su birikintileri ve Dalyan Gölü'yle dikkati çeken, avlanmanın yasak olduğu longozda bulunan sulak alanlarda, yakın kırsal mahallelerin sakinlerine ait mandalar ve yerli ırk inekler serinliyor. 

İzmir'den Bursa'ya yaklaşık bir asır önce göç eden Yörüklerin doğaya saldığı Orta Asya kökenli atlar da longozda sürüler halinde yabani olarak gezip nesillerini sürdürüyor. 

Kapıdağ Yarımadası, Marmara Denizi’nin güneyinde, Balıkesir’in Erdek ilçesi sınırlarında yer alan, doğa ile tarihin iç içe geçtiği özel bir coğrafyadır. Antik çağda Arctonnesus olarak bilinen yarımada, zeytinlikleri, ormanları, koyları ve sakin köyleriyle tanınır. Marmara’nın nispeten yumuşak iklimi sayesinde yıl boyunca yeşil kalır; denizle dağ manzarasının aynı anda yaşanabildiği ender yerlerdendir. Antik dönemden Bizans’a, Osmanlı’dan günümüze kadar birçok kültürün izini taşır. 
Kapıdağ’ın iç kesimlerinde, doğanın sessizliğine saklanmış yapılardan biri de Kirazlı Manastırıdır. Erdek’e bağlı Kirazlı Köyü yakınlarında bulunan bu manastırın, Bizans dönemine ait olduğu kabul edilir. Kesin yapım tarihi net olmamakla birlikte, Orta Bizans döneminde (yaklaşık 9–11. yüzyıllar) aktif olarak kullanıldığı düşünülür. Manastır, keşişlerin inzivaya çekildiği, ibadet ve üretimle geçen bir yaşamın merkeziydi. 
Günümüzde Kirazlı Manastırı büyük ölçüde harap durumda olsa da, taş duvar kalıntıları, yapı planı ve çevresindeki doğal doku hâlâ etkileyicidir. Ormanla çevrili konumu, buraya mistik ve zamansız bir hava kazandırır.  
Kapıdağ Yarımadası, yüksek olmayan ama sık ormanlı tepeleriyle Marmara Bölgesi’nin en yeşil alanlarından biridir. Yarımadanın iç kesimleri, denize doğru alçalan yamaçlardan ve bu yamaçları yaran çok sayıda dere ve küçük akarsudan oluşur.  Bu derelerin oluşturduğu küçük şelaleler ve çağlayanlar, Kapıdağ’ın saklı güzelliklerindendir. Büyük ve sürekli akan şelalelerden ziyade, özellikle ilkbaharda ve yağış sonrası ortaya çıkan, kayaların üzerinden süzülen doğal çağlayanlar görülür. Bu alanlar genellikle patika yürüyüşleri sırasında keşfedilir ve yarımadaya vahşi, el değmemiş bir karakter kazandırır. 

Bitki örtüsü açısından Kapıdağ oldukça zengindir. Yarımadanın yüksek ve kuzeye bakan yamaçlarında meşe, kestane, ıhlamur ve gürgen gibi geniş yapraklı ağaçlar yaygındır. Daha alçak ve güneye bakan kesimlerde ise kızılçam, yer yer karaçam, ayrıca defne, menengiç, yabani zeytin ve kocayemiş gibi Akdeniz karakterli türler görülür. Dere yatakları boyunca söğüt, çınar ve dişbudak ağaçları doğal koridorlar oluşturur. 

Zeytinlikler de Kapıdağ peyzajının ayrılmaz bir parçasıdır. Yüzyıllık zeytin ağaçları, orman dokusuyla iç içe geçmiş durumdadır. Bu çeşitlilik, hem kuşlar hem de küçük memeliler için zengin bir yaşam alanı sağlar. Yaban domuzu, tilki, kirpi ve çok sayıda kuş türü yarımadada gözlemlenebilir. 
Kapıdağ Yarımadası ve Kirazlı Manastırı birlikte düşünüldüğünde, bölge yalnızca bir doğa gezisi değil, aynı zamanda tarih ve ruhaniyetle temas edilen bir yolculuk sunar. Yürüyüş, fotoğraf ve kültürel keşif sevenler için sakin ama derinlikli bir duraktır.